Üçüncü Havalimanının 29 Ekim’de açılacağı açıklanmıştı. Açılışın gecikmemesi için inşaat  sahasında işler hızlandırıldı. Elbette her zaman olduğu gibi işi hızlandırmanın faturası havalimanı inşaatında çalışan işçilere yüklendi.

Hava limanı inşaatında çalışan işçilerin yaşam alanı esir kampı gibi.

Havaalanı inşaat sahasında görev yapan bazı teknik elemanlar, işçilerin yaşam koşulları nedeniyle 3. Havalimanı inşaat alanını “yarı açık cezaevi “ olarak tanımlıyor.

İşçilerin çoğunluğu, ücretlerini almakta sorun yaşadıklarını açıklıyorlar. İnşaat alanında sağlıklı koşullar oluşturulmadan, işin bir an önce bitmesi için çalışma temposunun hızlandırıldığını söyleyen işçiler; İş güvenliği yeterli olmadığı için yaralanmaların sürekli gerçekleştiğini vurguluyorlar.

İSİG Meclisi; 3. Havalimanı inşaat sahasında 29 işçinin öldüğünü tespit ettiklerini açıkladı. Ancak işçi ölümlerinin 29’dan çok daha fazla olduğu kanaati yaygın.

Koşullar kötü olduğu için işçilerin çok kısa sürelerle çalıştıktan sonra kaçtıkları dillendiriliyor. İnşaat işçilerinin psikolojisi bozulmuş durumda ve bir çok işçi; yaşanan iş cinayetleri nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu belirterek, işten ayrılıp memleketine döneceğini anlatıyor.

HAK ARAYAN İŞÇİLERE “GÖZALTI”

Havalimanı işçileri çoğu kez kampın yaşam koşullarını açıklamalarına karşın baskı ile “ikna edilerek” susturuldular.

İşçilerin yaşam koşullarında, hiçbir değişme olmadı ve üstelik, Kolin – Cengiz – Limak ortaklığından oluşan yüklenici organizasyon, işçilerin büyük kısmının ücretlerini de ödemedi. Sonuçta işçiler için bıçak kemiğe dayandı. Ve İşçiler haklı gerekçelerle eylem başlattılar.

Üçüncü Havalimanı’nda dün gün boyunca direnen, insanca çalışma ve barınma koşulları isteyen işçilere, sabah karşı polis ve jandarma saldırısı düzenlendi.

Üçüncü Havalimanı’nda yaşam koşullarını düzelmesini isteyen ve ücretlerinin ödenmesini isteyen işçilerin barındığı İşçi koğuşlarının kapıları kırılarak baskın gerçekleştirildi.

Jandarma ve özel harekat polisinin ortak operasyonu sonunda yaklaşık 400 işçinin gözaltına alındığı belirtildi.

İşçilerin gözaltına alınışının; polislerin ellerindeki listelere göre yapıldığı bildirildi.

Dünya’nın en büyük havalimanı olacağı ile övünülen bir yapının inşaatında işçilere, “köle yaşamının” layık görülmesi; ülkemizdeki kapitalist sistemin ve burjuva efendilerin karakterinin ne olduğunun kanıtıdır.

Dünya’nın en büyük havalimanı olacağı iddia edilen 3. havalimanını tarihine; “Esir kampı yaşam koşullarına itiraz eden  işçilere; Kolin-Cengiz-Limak, ortaklığının hizmetine amade “devlet” tarafından psikolojik ve fiziki şiddet uygulandığı” yazıldı.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar