Recep Tayyip Erdoğan’ın Refah Partisinden İstanbul Belediye Başkanlığı’na aday olduğu günlerde çekilen fotoğrafıyla Bugün çekildiği fotoğrafların uzaktan yakından ilgisi yok. Fotoğraftaki RTE bugün ki RTE’nin yanına gelip iş istese; Recep Tayyip Erdoğan dönüp te yüzüne bakmaz. O kadar fark var aralarında. 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na başlarken, parmağına takılı alyansı dışında serveti olmadığını söylemişti. 15977417_1548009118573085_2143146613872998421_nBüyük konuşmuştu o zaman RTE; “İşte bütün servetim bu yüzük. İstanbul’a hizmete hazırım. (resim sergisi açılışında)”

27 Mart 1994 yılında yapılan yerel yönetim seçimleri öncesi   sözlü beyanına göre serveti bir yüzük olan Recep Tayyip Erdoğan’ın servetine ilişkin verdiği 15. Nisan 1994 tarihli mal beyanına göre ise  serveti 5 Milyar 110 Milyon ve 141 bin 160 dolar. Bu durumda ya seçimler sırasında RTE mal miktarına ilişkin yalan beyan verdi Ya da 1 (bir) ay içerisinde büyük sayılacak bir servet sahibi oldu.

İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde her yıl verdiği mal beyanına göre Recep Tayyip Erdoğan’ın serveti katlayarak büyüdü.

1. Aralık 1998 tarihinde verdiği mal beyanında RTE’nin serveti  66 Milyar 500 Milyon lira ve 218 bin 678 dolara ulaşmıştı. 4 yıllık Belediye Başkanlığı sürecinde Recep Tayyip Erdoğan’ın serveti 13 kat artmıştı. Kuşkusuz bu miktar RTE’nin kendi üzerine kayıtlı olan mal miktarıydı. Kaldı ki; Bu ölçekte bir servetin de eşi ve çocukları çalışmayan (öğrenci) bir Belediye Başkanının maaşıyla biriktirilmesi mümkün değildi.

   YSK’nın Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan kararının ekinde yer alan, 1 Temmuz 2014 tarihli mal beyanına göre ise;

Erdoğan’ın banka hesaplarında toplam 4 milyon 404 bin 192,13 TL, 200 bin dolar, 500 bin alacak, 234 bin 80 liralık otomobil, 10 bin lira değerinde Güneysu-Dumankaya köyü 2 bin metrekare arsa bulunuyor.

Erdoğan’ın 4 milyon 404 bin 192,13 TL’lik nakit miktarın 4 milyon 399 bin 922,13 TL’lik bölümünün Albaraka Türk bankasında olduğu görüldü. Ayrıca Beyanına göre oğlu Ahmet Burak Erdoğan’dan 500 bin lira alacaklı imiş. Dikkat edilirse  Taşınmaz mallar dışında 1. Aralık 1998 tarihinde nakit miktarı 0 (sıfır) (beyan edilmemiş) iken 1 Temmuz 2014 tarihinde nakit miktarı  4 Milyon  404 bin 192 lira.

Mal beyanı dikkate alınarak hesaplanırsa nakit  miktarı yaklaşık 4. milyon kat artmış. Kuşkusuz bu bankalardaki  nakit servetin mal beyanın da açıklanan kısmı.

Wikileaks belgelerinde ise; ABD Büyükelçisi Eric Edelman, 30 Aralık 2004’te  şu bilgi notunu  geçmiş:

“Görüştüğümüz iki kişi bize Erdoğan’ın İsviçre bankalarında sekiz ayrı hesabının olduğunu söyledi.”(…)”

Bu süreçte Recep Tayyip Erdoğan’ın çocukları büyüdü ve onlar da büyük servet sahibi oldular.

Bu fotoğrafla bugün ki fotoğrafı karşılaştırıp “Nereden nereye “ diye sormanın Türkiye’nin yüzde altmışı için kıymeti yok. Bu olağanüstü servet edinme durumu sorulduğunda ümmetin vereceği yanıt; “Allah verdiyse kul itiraz edemez” , “Allah’ın yürü ya kulum dediği adama biz mi dur diyeceğiz.” oluyor genellikle.

“Allah bazılarına veriyor da niye bize vermiyor” diye soramayacak kadar sefil ve gafil durumunu kabullenmiş bir ümmetin sırtında taht kuran Recep Tayyip Erdoğan’ın servetinin olağanüstü artması; Dış Basının ilgisini çekti.

Kuşkusuz Avrupa ve Amerika’da siyasi iktidara sırtını yaslayarak zengin olmak anormal bir durum sayıldığı için basın bu ilgiyi gösterdi.

AKP’li ümmet, dış basının ilgisini “Ne mutlu bize ki, zenginliği dillere destan olmuş bir Başkanımız var” diye yorumladı.

Cumhuriyet’in haberine göre Başbakan Ahmet Davutoğlu’na darbe ve Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik saldırıyla Dündar ve Gül’e verilen hapis kararlarının ardından dış basın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı gündemine aldı.

BİLD

Almanya’nın en çok satan gazetesi Bild web sitesine “IŞİD ile işbirliği ve yolsuzluk… Erdoğan’ın yanardöner kabilesi” sürmanşetini attı. Davutoğlu’nun başbakanlıktan ayrılmasının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Boğaz’da iktidarını nasıl bir basınçla inşa ettiğini gözler önüne serdiğini” yazan Bild, “AB ile sığınmacı anlaşmasına varan ve başkanlık sistemini eleştiren Davutoğlu’nun güçlenmesine Erdoğan’ın tahammül edemediğinde Türkiye uzmanlarının hemfikir olduğunu” , yerine de Erdoğan’ın damadı olan Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın gelmesinin beklendiğini belirtti.

“2004’ten beri Erdoğan’ın en büyük kızı Esra ile evli 38 yaşındaki Berat Albayrak’ın kabilenin köklü üyelerinden olduğu, kayınpederine ateşli hayranlığıyla tanındığı, Erdoğan’ın istediği sadakate sahip olduğunu” aktaran gazete, kabilenin paralarının nereden geldiğini sorguladı: “Üsküdar’da yüksek duvarlar arkasında kendilerini korumaya alıyorlar. Erdoğan ailesi orada 5 villada oturuyor.15941239_1548015705239093_8824149483766167725_n Mal sahibi olarak oğulları Ahmet ve Bilal gözüküyor. Değeri ise yaklaşık 6 milyon Avro. Kayıtlarda Erdoğan’ın burada kiracı olduğu yazıyor. Babaları yılda 50 bin Avro’luk maaş alırken, çocukları parada yüzüyor.

Bu para nereden geliyor?

Resmi kayıt bulunmuyor. Muhalif gazete Cumhuriyet’e göre en küçük kızına dek bütün çocuklarının kozmetikten hazır yemeğe, armatörlükten mücevhere çeşitli işlerde yatırımları var.” Erdoğan kabilesinin üyeleri başlığı altında eşi Emine, büyük oğlu Ahmet Burak, küçük oğlu Bilal, büyük kızı Esra, küçük kızı Sümeyye’yi tek tek uzun uzun tanıtan Bild, Emine Erdoğan’ın haremi öven sözlerini hatırlattı.

Ahmet Burak Erdoğan’ın 80 milyon dolarlık servetini, 1998’de ehliyetsiz araba kullanırken çarptığı Sevim Tanürek’in hastanede hayatını kaybettiğini, Tanürek’i kusurlu bulan bilirkişinin daha sonra Erdoğan tarafından Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne getirildiğini, kazadan beri ortada gözükmeyen Ahmet Burak Erdoğan’ın aile düğünlerinde bile boy göstermediğini aktardı.

Bilal’in 3 milyon rüşvet vererek 1 milyar dolar değerinde bir emlağı 500 milyondan azına alması ve Türgev Vakfı’nın hiç para ödemeden çok değerli devlet arazilerini ele geçirmesinden başlayıp 17/25 Aralık 2013’teki yolsuzluk skandalında paraları sıfırlama konuşmalarını ve geçen yıl The Guardian gazetesinin IŞİD’in yılda 500 milyon dolar kazandığı petrol satışlarını yaptığı işadamlarından birinin Bilal olduğuna dair haberini hatırlattı.erdogani_cocuklari_da_ihanet_icinde_mi_h9969

Esra’nın da 17/25 Aralık’ta ve Türgev’de rolü olduğunu, Sümeyye’nin ise siyasetle ilgili olduğunu ve henüz 25 yaşındayken babasına danışmanlık ve çevirmenlik yapmaya başladığını kaydetti.

The New York Times

ABD’nin New York Times gazetesi “Erdoğan’ın genişleyen gücü” başlıklı başyazısında Erdoğan’ın “rakipsiz lider” konumuna gelmesinin “felaket” olacağı öngörüsünde bulunuldu. “Yalnız beş yıl önce Erdoğan’ın Türkiye’si Batı’nın ve Türk liberallerin sevgilisiydi” diye başlayan başyazıda şeffaflık yasası, akademisyen ve gazetecilerin hapsedilmesi, ekonomi yönetimi gibi konularda bir nebze bağımsız Davutoğlu’nun tasfiyesiyle Erdoğan’ın Türkiye’nin rakipsiz lideri konumuna geleceği ama bununla da hırsını alamayacağı belirtildi. Erken seçimle anayasa değiştirme çoğunluğunu ele geçirmesinin felaket olacağını belirten gazete “Erdoğan’ın baskıcı eylemlerine bugüne dek ‘çocuk eldivenleriyle’ karşılık veren Batı açısından onun iktidara doymazlığını teşvik eder gözüktüğü için de büyük talihsizlik olacak” dedi.

Le Monde

Fransa’nın Le Monde gazetesi “Erdoğan, Türkiye’deki tek usta” başlıklı başyazıda, Erdoğan’ın ülkedeki “tek güç” haline gelmesini sert dille eleştirdi. “Rakiplerinin ‘yeni sultan’ dediği Erdoğan, Mustafa Kemal’in kurduğu laik cumhuriyetin yerine İslam’ı koyarak Osmanlı’yı geri getirmek için mutlak güç istiyor” saptaması yapan gazete, Türkiye’de basına karşı “amansız baskı” olduğunu, STK’ların kısıtlandığını belirterek “Laik muhalefet gerçek bir alternatif oluşturmada yetersiz ve başarısız” dedi. Erdoğan’ın birleştirici rol oynamaktansa, bütün çatlakları derinleştirdiğini, buna rağmen dış etkenlerin Erdoğan’a tehdit oluşturmadığını aktararak “Bugün hiçbir dış etken Erdoğan’ın gücünü tehdit etmiyor olsa bile, kendi kibri ediyor” yorumunu yaptı. “Gelecekleri Türkiye’nin güvenlik ve istikrarına bağlı Avrupalılar, Erdoğan’ın aklını yerine getirmekle sorumludur” uyarısında bulundu.erdogan-tobb1

Erdoğan’a Trump benzetmesi

Almanya’nın Süddeutsche gazetesi ABD başkanlık seçiminin ırkçı, ayrımcı söylemiyle dikkat çeken Cumhuriyetçi adayı Donald Trump’a atıfla “Donald Erdoğan demokrasiyi tehdit ediyor” manşeti attı. Demokratik dünyanın bir yanda Trump diğer yanda Erdoğan’ı kaldırmayacağını, demokratik dünyanın tehlikede olduğunu, zira en eski demokrasilerden ABD ile en genç demokrasilerden Türkiye’nin bir varoluş sınavından geçtiğini, Trump gibi Sezar tipi diktatörlük hırsından mustarip Erdoğan’ın Osmanlı sultanlık sistemini hayata geçirmeden huzur bulamayacağını belirten gazete, “Çoğulcu, demokratik Türkiye umudu, hapse atılan her gazeteci, meclisten geçen her güvenlik yasası ve AB’nin işbirliği ricasına her ret yanıtıyla gitgide kayboluyor” dedi.

AİLENİN SERVETİ DÜNYA'NIN DİLİNDE
4.9Puan
Okuyucu Puanı: (3 Votes)