Suriye’de islami  cihatçı teröristlerin kontrolünde bulunan İdlib kentine kimyasal saldırıyı bahane eden devletler;  Suriye Devleti’ne karşı uluslararası çapta koordineli bir propaganda saldırısı gerçekleştiriyorlar. Suriye ordusu ise yaptığı açıklamalarla ısrarla, kimyasal silah kullanılmadığını ve bunun Suriye ordusuna karşı yürütülen propaganda savaşının bir parçası olabileceğini belirtti.

‘Suriye’de saldırı’ başlığında verilen her haberde; çocukların parçalanmış bedenleri öne çıkarılarak Suriye yönetimi suçlandı. Bu türden manipüle edilmiş haberler her gün yenilenirken, farklı bir açıklama gündeme oturdu. Suriye Ordusu’nun sivilleri sarin gazı ile öldürdüğü iddiaları yalan çıktı.

‘İdlib’deki kimyasal silahların cihatçılara ait olduğu açığa çıktı’

res.1

Al Masdar’da yer alan habere göre, Suriye ordusu; İdlib’e bağlı Han Şeyhun’da , İslami cihatçı çetelerin kullandığı bir silah deposunu vurdu. Suriye ordusunun vurduğu cihatçılara ait silah deposunda kimyasal silah bulunduğu ortaya çıktığı belirtildi.

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da,  İdlib’de İslami cihatçılara ait bir kimyasal silah deposunun  Suriye uçaklarının saldırısı sonucu vurulduğu belirtildi.

İSRAİL GECİKMEDİ: SURİYE’YE ‘MÜDAHALE ÇAĞRISI’

İsrail Başbakanı Netanyahu, Suriye’nin İdlib kentinde Suriye ordusunun vurduğu cihatçıların silah deposunda kimyasal silah bulunduğu ortaya çıkmasına rağmen, ‘kimyasal saldırının’ iddialarına katılarak uluslararası topluma “müdahale çağrısında” bulundu.

Her fırsatta işgal ettiği Filistin topraklarında baskı, şiddet ve katliam politikalarını uygulamaktan geri durmayan İsrail rejiminin Başbakanı Netanyahu, 2013 yılında yapılan sözleşme gereği uluslararası toplumu Suriye’yi kimyasal silahlardan arındırma çağrısı manidar bir tavır.

İdlib’te gerçekleşen katliam, Suriye’de sürmekten olan iç savaşın sonucu ve parçasıdır.

Suriye’de iç savaş çıkmasında baş rolü oynayan devletlerin , idlib ve tüm Suriye kentlerinde gerçekleşen katliamların sorumlusu olduğu gerçeğini, hiçbir manipülasyon amaçlı faaliyet örtemeyecektir.17523024_10211878883148595_6462832162516763443_n

SAHTE HABER KAYNAKLARI ÇALIŞIYOR

Suriye’de İslami  cihatçıların kontrolündeki İdlib kentine Ordu’ya bağlı kuvvetlerce kimyasal saldırı düzenlendiğine yönelik iddialar devam ederken, İngiliz gazeteci Vanesse Beeley konunun gözden kaçırılan boyutlarını ortaya koyan bir yazı kaleme aldı.

İngiliz araştırmacı gazeteci Vanessa Beeley’in yazısı; The Duran adlı sitede yayınlandı ve Gazete Manifesto tarafından aktarıldı.

1) Suriye’nin kimyasal silahları yok

Suriye hükümeti kimyasal silah kullanmadığını belirtmekle beraber, Suriye ordusunun kimyasal silaha sahip olmadığını, ne geçmişte kullandığını ne de gelecekte kullanacağını belirten bir açıklama yayınladı.

2013 yılında Birleşmiş Milletler (BM)’e bağlı Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü (KSYÖ) bütün kimyasal silahların Suriye’den temizlendiğini belirtti. Bu süreç Suriye hükümetinin işbirliği ile birlikte Rusya Federasyonu ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ortak denetimi altında yürütüldü.

Ancak o zamandan beri çeşitli terörist gruplar sarin gazı da dahil olmak üzere kimyasal silahlar kullandılar. Önceden teröristler tarafından işgal edilmiş bölgelerde kimyasal silahlar keşfedildi. Suriye savaşının tümünde, politik motivasyonlu kaynaklar, durum tam tersi olmasına rağmen Suriye ve müttefiklerini kimyasal silah kullanmakla suçladı.

2) Rusya İdlib’e herhangi bir hava saldırısı düzenlemedi

Rus ordusundan yapılan bir açıklama, İdlib bölgesinde herhangi bir Rus uçağının bulunmadığını doğruladı. Bu, İdlib’de bir Rus müdahalesi olduğu suçlamalarının tamamen uydurma olduğunu açığa çıkarıyor .

3) Sahte kaynaklardan sahte haberlerRESİM 4

Reuters haber ajansından aktarılan haberlerde kaynak olarak Büyük Britanya merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi kullanılıyor. Bu Gözlemevi’nin Suriye’de herhangi bir kaynağı bulunmuyor ve birçok kişi güvenilir olmadığını belirtiyor.

Batılı ana akım medyanın Suriye’de yalnızca bir kaç kaynağı olduğu için, yaşanan gelişmelerin çoğu tek taraflı propaganda yapan ve siyasi bir gündem ile hareket eden kaynaklardan aktarılıyor. Başka türlü söylemek gerekirse, cihatçı terörizme yandaşlık yapan sivil toplum kuruluşları ve başka örgütler kamuoyunu yanlış bilgilendirerek gerçekleri çarpıtıyor.

Suriye ve müttefiklerine en son yapılan suçlamaların absürdlüğü, Suriye savaşında sahte haberlerin nasıl geliştiğinin bir örneği. Başka kimsenin doğruluğunu kontrol etmediği, tamamen güvenilmez kaynakların kullanılması kadar basit bir mesele.

 

 

“Cihatçıların” İdlib katliamına ilişkin yalanları deşifre oldu
5.0Puan
Okuyucu Puanı: (1 Oy)

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar