Emperyalist-Kapitalist blok, küresel politikalarıyla, topyekün işçilere ve ezilen halklara saldırıyor. Bu saldırı, sınırlı ve bölgesel değil; küresel, boyutları esnek ve siyasi iktisadi, ideolojik cepheden yapılan bir saldırıdır.

Dün Afganistan, Filistin, Libya, Mısır, Cezayir, bugün Irak, Suriye; Emperyalist-kapitalist bloğun silahlı işgaline uğradı. On yıllardır “kanayan yara” olarak tutulan bu bölgeler, adeta soykırımın deney alanı oldu.

Emperyalist-kapitalist blok, bugün, küresel terörüne bahane buldu; “İslamcı terörizm.” Emperyalist terörizm; İslamcı teröre karşı “kendi ülkesinin çıkarlarını” savunma bahanesiyle hükmünü sürdürüyor. Sömürge halkların katli, çeşitli nedenler ileri sürülerek gerçekleştiriliyor. Sömürge ülkelerde, emperyalist bloğun çıkarlarına doğrudan bağlı kukla yönetimler oluşturularak, bölgesel egemenlikler pekiştiriliyor. Sömüre ve yarı sömürge ülkelerde, darbeler açıktan organize edilerek ve gerçekleştirilerek küresel düzeyde gericilik egemen kılınmak isteniyor.1429719708_10

Ülkemizde yaşanan ekonomik ve siyasi krizin gerçek sorumluları olan emperyalist tekeller,  uluslararası iktidar odakları ve onların önerdikleri çizgiden sapmayan ve iktisadi kazanımları birlikte paylaşan Türk işadamları, siyasetçiler, bankacılar; bugün “sütten çıkmış ak kaşık” örneği şatafatlı savunulan savlarla ortaya çıkıp, krizden çıkma formülleri sunuyorlar. Krizden çıkma formüllerinin hepsinin merkezinde; faturanın işçilere-emekçilere ödetilmesi var. İşçiler, emekçiler gerçek anlamda alternatif iktidar olarak organize olamaması nedeniyle, boyun eğerek bu faturayı ödüyor.

Emperyalist-kapitalist bloğun küresel saldırısı, ekonomik, siyasi, askeri cepheden sürdürülürken, ideolojik alanda da burjuva medyası küresel ve bütünsel söylemle saldırılarını meşrulaştırıyor. Egemenlerin saldırıları; ezilenlerin yanılsamalı bilincinde “haklılık” onayı alıyor; ezilenlerin çoğunluğu emperyalist saldırılara rıza gösteriyor.

Emperyalist-kapitalist bloğun toplumsal alanlardaki saldırısı; sömürge, yarı sömürge ülkelerde işçi sınıfının mücadelesini gölgeleyen dinsel ve ulusal eksenli “savunma” ve karşı saldırı ile önlenemiyor. Emperyalizmin saldırısına karşı ulusal ve dinsel “direniş” nihai olarak başarısızlıkla sonuçlanıyor. Hatta dini ve milli direniş ve karşı saldırı, emperyalist blokun, ezilen sömürülen halklara saldırısını daha da güçlendirdi.bir-mayis

Emperyalist-kapitalist bloğun, küresel ve topyekün saldırısına karşı direniş savaşımının, emeğin kurtuluşu ekseninde ve enternasyonal özle gerçekleştirilmesi zorunluluğu daha da açığa çıktı.

19.Yüzyılın sonunda, emeğin kurtuluşu savaşımlarıyla başlayan süreç, 20.yüzyılda emek eksenli devrimlerle taçlandı. 2.Emperyalist paylaşım savaşı yılları; dünyadaki emek-sermaye güçleri arasındaki çatışmanın vardığı durumun zorlamasına, boyun eğen ülkelerde, “ulusal” yönü öne çıkan sosyalist kurumlaşma ve aynı dönemde sömürge ülkelerde gerçekleşen ulusal kurtuluş savaşlarının ulaştığı boyut; sosyalist hareketlerin, kurumların enternasyonal savaşımını ve emekçilerin uluslararası dayanışmasını gölgeledi.

Dolayısıyla sosyalist hareket, enternasyonal değerlerden uzaklaştıkça, sosyalizmin kuruluşu, tüm uluslardan işçilerin ve emekçilerin sorunu olmaktan çıktı. Ve yüzyılın sonunda Dünya işçileri, ulusal “işçi iktidarlarının” çözülmeleri ve kapitalist bloğa teslim olmaları karşısında sessiz kaldılar. Ulusal sosyalizm kurgusu, diğer siyasi ve iktisadi nedenlerle birleşince yenilgi kaçınılmaz oldu. Bu süreç boyunca emperyalist-kapitalist blok; öncelikle emeğin kurtuluşu eksenli enternasyonal dayanışma bağlarına ve değerlerine ideolojik ve siyasi cepheden saldırdı. Dünya işçilerinin, sosyalist iktidarları “kendi savaşımının dışında bir olgu” olarak görmesi ve bağlarını gevşetmesi oranında, emperyalist bloğun bu saldırısı başarılı oldu.

Emperyalist-kapitalist bloğun; emekçilerin, işçilerin enternasyonal dayanışmasını ve savaşımını köreltme ve iğdiş etme tavrı bugün daha açıktan ve net biçimde sürüyor.

Tekelci burjuvazi ve siyasi iktidar, işçi sınıfının örgütlü bir “güç” olarak alanlara çıkmasının emekçi kitlelerde yaratacağı devrimci ruhu boğmak istiyor.disk-kesk-tmmob-ttb-1-mayis-ta-taksim-deyiz-128481-5 Dünyanın önemli bir kesiminde işçiler ve emekçiler gitgide yoksullaşarak ve yoksullaştıkça da aşağılanarak; örgütsüz kaldıkça ve sınıfsal birlik ruhunu yitirdikçe, kanları ve terleriyle milyonlarına milyonlar kattıkları bir avuç bankacının, fabrika patronunun hizmetine girmek için birbirleriyle yarışıyorlar. Burjuva “ulusal” çıkarları için, tüm dünya ülkelerinin işçileri, emekçi halkları birbirlerine düşman ediliyor.

Üretimin toplumsal niteliği, işçilerin sınıf birliğinin yolunu açıyor. Gezegenimizin her ülkesinde, işçilerin toplumsal durumu, işçilerin enternasyonal kardeşliğinin kurulmasının zeminini oluşturuyor. Finans kapital, Dünya işçilerinin aralarını bozmak ve birbirlerine düşman kılmak için ve dolayısıyla küresel kapitalist kölelik düzenini sürdürmek için, iktisadi, siyasi, ideolojik alanlarda büyük çaba gösteriyor. İşçi sınıfının enternasyonal değerlerinin, tarihsel kazanımlarının ayaklar altına alınması ve emekçilerin burjuva değerleri kutsaması ve küresel sömürü sistemine boyun eğmesi için küresel sermaye kullanabileceği her araca ve eyleme başvuruyor.

İşçilerin uluslararası siyasi dayanışması ve birlikteliği burjuva devletlerce yasaklanıyor. Diğer yandan işçi sınıfına enternasyonal dayanışma bilinci kazandıran değerler köreltiliyor. Dünya emekçi kadınlar günü, Dünya kadınlar gününe dönüştürülerek iğdiş ediliyor.untitled 1 Mayıs’ın, enternasyonal özünü körelterek; “ulusal” biçimde kutlanan güne dönüştürülmesi için çok özel bir savaşım yürütülüyor.

Sosyalist işçiler, emekçiler, sermayenin bu saldırısını boşa çıkartmakla yükümlüdürler; 1 Mayıs’ın işçilerin ve emekçilerin enternasyonal dayanışma ve savaşım günü olduğu önemle vurgulanmalıdır.

Sosyalist edebiyatçılar, sanatçılar gerçek anlamda, ezilenlerden, sömürülenlerden yana bir tavır geliştirmenin yolunun enternasyonal söylem ve savaşımla olanaklı olduğunu unutmadan yaratılarını bezemelidirler.

Emek eksenli enternasyonal duruş / direniş bugün her zamankinden daha çok gereklidir.

Dünya halkları; enternasyonal dayanışmayı ve savaşımı arka plana attıkları sürece, savaşımlarının gücü azalacak ve burjuvazi karşısında yalnızlaşmaları ve yenilgiye uğramaları kaçınılmaz olarak gerçekleşecektir. Ezilen halkların emperyalist saldırıya karşı savaşımlarının başarı ile sonuçlanması, savaşımın emek eksenli enternasyonal özü öne çıkarılarak sürdürülmesine bağlıdır. Emek eksenli karşı duruşun/ direnişin, ulusal ve dinsel savunuyla sulandırmasına, revize edilmesine izin vermek yenilgiyi işin başından kabul etmek demektir.

untitled mayıs1 Mayıs enternasyonal dayanışma günü nedeniyle bir kez daha hatırlatmakta yarar var;  Sosyalizmin enternasyonal değerlerin, tek tek “ulusal kimlikler” öne çıkartılarak deforme edilmesi oyununu bozmak gereklidir. Sosyalist değer ve kimlikler,  işçilerin/emekçilerinin zenginliğidir. Sosyalist kimlik ve değerleri enternasyonal vasfından arındırarak “ulusallaştırmak” Dünya sosyalist hareketini bozma ve yok etme girişimin bir parçasıdır.

Uluslar arasındaki çatışmayı körükleyen savaş naraları; Türk, Kürt, Ermeni, Arap, Yunan, Filistin, İsrail, İngiliz, İrlanda, Fransız, Rus, vb. işçilerinin enternasyonal kardeşlik türküleriyle bastırabilir.

Emperyalist saldırılara karşı, siyasi, iktisadi, ideolojik, felsefi ve sanatsal alanda birleşik, enternasyonal bir karşı duruşu/ direnişi sürdürmek, 1 Mayıs gününü gerçek içeriğiyle yaşamanın gereğidir.

 

BABÜR PINAR

ENTERNASYONAL MÜCADELE: 1 MAYIS
3.0Puan
Okuyucu Puanı: (2 Votes)

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar