“Başkanlık Anayasası’na” ilişkin halkoylaması yaklaşırken “Hayır” oyları yükseliyor. Birkaç kez ”iş” yapacağı düşünülen oyun sahneye konulmasına karşın “evet tercihinin” oturduğu yerden kalkması sağlanamadı. Son anketlere göre Tayyip Erdoğan’a “özel” tasarlanan anayasaya değişikliği projesine destek yüzde 50’nin altında seyrediyordu. Kaçak saray da sürekli “iş” yapanların “dışarı” aktardıklarına göre; C. reisin sinirleri tavan yapmıştı. “İşi” ülke sorunlarına çözüm üretmek değil “siyasi kriz” kurgulamak olan danışmanlar Cumhurbaşkanının sinirlerini yatıştırmak için sürekli “yeni fikirler” arıyordu.en-güzel-recep-tayyip-erdoğan-resimleri_616038

Yeni fikir bulundu. Avrupa’da birkaç ülkede parlamento seçimleri vardı. Bu ülkelerde “hava” gergindi. Bu durumun farkında olup, durumdan “yağ” çıkarmak isteyen danışmanlar harekete geçti.

Parlamento seçimlerinin yapılacağı Avrupa ülkelerinde, seçime giren partilerin, provoke olma olasılığı ile hareket edilerek tasarlanan “havayı kullanma” projesi, C.reisin onayına sunuldu. C.reisin emrine binaen Bakanlar sahneye çıktılar.

İlk önce Almanya seferi düzenlendi. Almanya’da AKP Bakanlarının  propaganda faaliyeti kapsamında miting yapmak isteği; Almanya yasalarına aykırı olduğu gerekçesiyle reddedildi.

Durumun yol açtığı siyasi krizi; Cumhurbaşkanı ve AKP kurmayı, referandum mitinglerinde kullandı. Suni krizin “iyi” malzeme olduğu görülünce ikinci aşamaya geçildi.

Almanya ile “aranın” düzelmesi için bir çaba sarf edilmeden; kriz çıkma ihtimali daha yüksek olan Hollanda’ya da “sefer” düzenlendi. Sefer düzenlenmek için Hollanda’nın seçilmesi laleler için ya da bu ülkede çok Türk vatandaşı olduğu için değildi. Hollanda’da hava fazla elektrikliydi ve Bu ülke de “ırkçı partinin kitle desteğinin artıyor olması bulunmaz fırsat sunuyordu.1027146894

Dış İşleri Bakanı Çavuşoğlu’nun propaganda  yapma amacıyla Hollanda’ya girme isteği “havanın gerginliği “ gerekçesi ile reddedildi.

Hollanda’da bazı partilerin de propaganda için “krize” sarılma ihtiyacı nedeniyle önüne atılan topa girmesinin; “siyasi krizin sahnelenmesine” katkısı büyük oldu.

Dış İşleri Bakanı Çavuşoğlu’na Hollanda’da siyasi propaganda yapma izni vermeyen Hollanda hükümetinin katı tutumu açıkken, Aynı gün Almanya’da “hazır kuvvet” gibi bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı oyuna sokuldu.

Hollanda Hükümeti tarafından “persona non grata” (istenmeyen kişi) ilan edilerek sınır dışı edilen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın diplomatik dokunulmazlığa sahip olmadığı ve Bu duruma rağmen Rotterdam’a girmekte ısrarcı olduğu ve Hollanda’dan geri çıkarıldığı bizzat Başbakan Rutte tarafından açıklandı.erdogan-en-rutte-oneens-zaak-yunus

Hollanda Başbakanı Rutte, açıklamasında; “Türk hükümetinin iddia ettiği gibi bakan hiçbir diplomatik dokunulmazlığa sahip değildedi.

Olayın içine sokulan AKP Hükümeti Bakanı Fatma Kaya, rolünü oynadıktan sonra doğrudan Cumhurbaşkanının talimatıyla Türkiye’ye döndü.

Filmin ”mutlu” sonu; Cumhurbaşkanı ve AKP kurmayı gerçekleştirilen siyasi krizi fırsata çevirdi ve umduğu fırsatı bulmanın keyfini, miting alanlarında ve TV programlarında yaşadı.

Recep Tayyip Erdoğan,  Cumhurbaşkanı olduğunu unutur bir tarzda 11. Mart günü İstanbul / Bağcılar’da düzenlenen mitingde, diplomatik teamül dışı, hakaret içeren bir dil ve tavır sergileyerek krizi “Başkanlık referandumunda” evet için algı yaratmak doğrultusunda kullandı.RTE

“Bakın bugün Dışişleri Bakanımız Hollanda’ya gidecekken uçuşa yasak haberi geldi. Düşünün Türkiye’nin Dışişleri Bakanı vatandaşlarıyla buluşmak için Hollanda’ya gidecek onlar uçuşa yasak notası çekiyor. Bir sıçrarsın iki sıçrarsın ama bilin ki benim oradaki vatandaşlarım sizin hesaplarınızı orada bozacak. Bunların hepsi size ters dönecek. Bunlara yönelik 16 Nisan’dan sonra uygulamamızı başlatacağız. (..) Tabii ki burada ben diplomasiyi konuşuyorum. Bunlar ne siyaset biliyor ne de uluslararası diplomasiyi. Bunlar ürkek korkak. Bunlar faşist bunlar nazi kalıntısı.”

Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AKP kurmayının, tüm tepkiyi getirip “Başkanlık” referandumuna bağlaması tesadüf değildi. Hırçınlığı ise, referandum sürecinde her araç denemesine rağmen halkın eğiliminin arzu ettiği yönde ilerlemiyor olması nedeniyle idi.

Avrupa kamuoyu için tuhaf olan; Almanya ve Hollanda devletleri yöneticilerini diplomasi bilmemekle suçlayan Cumhurbaşkanı RTE’nin; söz konusu Hükümetleri “nazi, faşist” türü tanımlamalar kullanarak hakaret etmesiydi. _95120364_mark_rutte_getty

Krizden hemen sonra Hollanda Başbakanı Mark Rutte; Sakin ve özenli bir dil kullanarak; Türk hükümetinin iki ülke arasında yaşanan ziyaret krizi ile ilgili olarak oldukça tuhaf davrandığını savunarak, “Olayları çığırından çıkarmak için ellerinden geleni yaptılar” dedi.

Hollanda Başbakanının; “Yanlış bir filmin içine düştüm. Daha önce hiç böyle bir şey yaşamamıştım sözleri ise manidardı.

Cumhurbaşkanı  RTE’nin “Nazi, ve Faşist” tanımlamasının  diplomasi dışı ve kabul edilemez  olduğu ve bu hakaret sözlerinin politik çıkar için kullanıldığı konusunda Tüm Avrupa ülkeleri yöneticileri  hemfikir olduklarını açıkladılar.imagesBX6KWYF5

Avrupa devlet  yöneticilerini teyit edercesine; AKP yandaşı gazeteciler ve siyasiler, televizyon programlarında, açıkça; “ Bu Avrupa krizi Başkanlığa Evet” oylarını en az 2-3 puan artırdı” türünden açıklamalar yaptılar.  Bu açıklamalar; “oyunun” niçin sahneye konulduğunun net ifadesi idi.

Batılı bir diplomat; “Erdoğan’ın, Türkiye’deki  en büyük yabancı yatırımcı olan Hollanda ve büyük ticaret ortağı Almanya ile kavgaya girmeye karar vermesi, onun ne kadar çaresiz olduğunu gösteriyor” dedi.

Filmin adı konuldu; “Tarzan Zor Durumda”erdogan_dusunceli_ext

Söylenildiği gibi sahneye konulan oyun, Referandumda “EVET” oyunu artırdı mı?

AKP’ye yakın çevrelerde dahi bu ihtimalin şaibeli olduğu konuşuluyor.

Halkın çoğunluğunun “Hayır” tercihi; AKP cephesinde “umutsuzluk” yarattı. AKP cephesindeki politikacılar ve Yazarların; tam da referandum sürecinde birbiriyle didişmesi de “Filmin sonuna gelindiğinin” alameti olarak görülüyor.

 

BABÜR PINAR

“TARZAN ZOR DURUMDA”
4.7Puan
Okuyucu Puanı: (3 Votes)