Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP hükümetinin kurulmasından bu yana “2023 Türkiye Cumhuriyeti hedeflerini gerçekleştirmekten” söz etmektedir.

1923 Osmanlı devletinin yıkılıp, yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu bir tarihtir. Cumhuriyetin kuruluşunun yüzüncü yılının vurgulanması, Osmanlıcılığı temel düstur almış bir parti için neden bu kadar önemlidir?
Neden sık sık cumhuriyetin yüzüncü yılı 2023 tarihi hedef seçilmiştir?

1923 Türkiye Cumhuriyeti, geçmişi ile ciddi bir hesaplaşma içine girmemiş, gerçek demokrasiyi hiçbir zaman uygulayamamış bir cumhuriyettir. Demokrasisini tamamlamamış cumhuriyet her dönem, geçmiş Türk devletlerinin ve Osmanlının bir devamı olduğunu tekrarlamıştır. Demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti ilkeleri söylemden öte gidememiştir. Geçmiş adeta Cumhuriyet etiketi altında devam ede gelmiştir. Bu nedenle de Cumhuriyetten otokrasiye dönüş için zemin yok edilememiştir.

AKP Hükümeti 2023 hedefini bu güne kadar 1923 Cumhuriyetinin yarattığı hukuk çerçevesinde tanımlamış, cumhuriyetin geliştirilip güçlendirilmesi biçiminde açıklamıştır. Bu açıklamalar kimi zaman demokrasinin genişletilmesi, kimi zaman demokrasi ve özgürlüklerin sınırlandırılması biçiminde olmuştur. AKP’nin 2023 hedefinin ne olduğu AKP’nin cumhuriyet devleti içerisindeki güçlenme seyri içinde değişiklik göstermiştir. AKP, Cumhuriyet devleti içerisinde güçlendikçe, cumhuriyet söylemlerinin yerini adım adım Osmanlıcılık almıştır.

Cumhuriyetin kuruluşu her ne kadar(29 Ekim 1923)te kurulmuşsa da esas olarak Türkiye Cumhuriyeti daha kurulmadan Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) ile sınırları çizilerek uluslararası kabul görmüştür. AKP hükümeti Cumhuriyetin tapusu olarak tanımladığı Lozan anlaşmasını bir teslimiyet olarak tanımlayıp objektif olarak ret etmiştir. Cumhuriyetin yüzüncü kuruluşunu hedef olarak seçmiş bir hükümet Cumhuriyetin tapusunu reddetmekle ne kastetmektedir?

Bilindiği gibi Osmanlıdan Türkiye Cumhuriyetine geçiş esas olarak Osmanlı Sultanı Abdülhamit ile meşrutiyetçi İttihat ve Terakki çelişkisinde kendisini bulmuştur. Bizler gerek Osmanlının gerekse İttihat ve Terakki’nin Türkiye toplumuna katkı sunmadığının bilincindeyiz. Ulus ve ümmet çatışmasının özü cumhuriyet ve saltanat çelişkisidir. AKP Cumhuriyet devletinde güçlendikçe, Cumhuriyet ile Hilafet çelişkisinde Abdülhamit’in yanında olduğunu açıklamaya başlamıştır.

Mustafa Kemal cumhuriyeti “muasır medeniyet” olarak tanımladığı batı değerlerine ulaşmayı hedeflemiştir. Kuşkusuz Bu muasır medeniyet denilen şey emperyalist kapitalist değerlerden başka bir şey değildir. Bunun yanlışlığı ve olumsuzluğu bir tarafa, anlatılmak istenen bilim dışı zihniyete karşı bilimsel kalkınmanın hedeflenmesidir.
AKP hükümeti, “Milli muhafazakâr gömleğini çıkardığını” açıklayıp batı tarafından desteklenerek iktidar olmuştur. Cumhuriyet devleti içerisinde güçlendikçe gömleğini çıkarmadığı anlaşılmaktadır. Şimdi “Muasır medeniyetlerle” adeta savaşmaya başlamıştır.

1923 Türkiye Cumhuriyeti “ Hukukun üstünlüğüne dayalı parlamenter bir cumhuriyet” olarak kendisini tanımlamış olmasına rağmen askeri bürokratik bir devlet olmaktan kendisini kurtaramamıştır. Osmanlı ise tek kişilikli otorite olan sultanlık rejimi üzerine kurulmuştur. Şimdi AKP tek kişilik bir otorite olan başkanlık sistemini istemektedir.

Her devlet kendi hukuku kendi kadroları üzerinden varlığını yaşatır. 1923 ‘ten bu yana Türkiye Cumhuriyeti birçok darbe yaşamış, birçok hukuk ve kadro değişimi gerçekleştirmiştir. Ancak Cumhuriyetin temel ilkelerini değiştirmeye kalkmamıştır. AKP hükümeti, devleti oluşturan yasama, yürütme ve yargı organlarını tek elde toplamaya çalışmakta devletin temel yasalarını değiştirmekte, 15 Temmuz Darbe girişimi gerekçesiyle devlet kadrolarını büyük oranda değiştirmekte 1923 Cumhuriyeti devletini yeniden reorganize etmektedir.

AKP 2023 Cumhuriyet hedeflerine hızla yaklaşmaktadır. 2023 Cumhuriyetinin ne kadar cumhuriyet olacağı ise toplum açısından belirsizdir.

Osmanlıyı, toplumsal gerçeklikten kopması ve bünyesindeki halkların taleplerine sırt çevirmesi batırmıştır. 1923 Türkiye Cumhuriyeti ise hedef olarak belirlediği demokrasiyi gerçekleştirememiş aksine, Toplumsal farklılıkların taleplerini reddetmiştir. Demokrasisini geliştirememiş bir cumhuriyet iç ve dış sorunları derinleştirmiştir. Türkiye Cumhuriyetinin gerçek sorunu demokrasidir. Toplumsal talep farklılıkların demokratik değerler üzerinden konumlandırılmasıdır. Ancak görünen o ki AKP’nin 2023 cumhuriyet hedeflerinde bırakınız demokrasiyi, Cumhuriyet bile tartışma konusudur.

23.03.2017

TAYFUN İŞÇİ

HEDEF 2023
4.9Puan
Okuyucu Puanı: (1 Oy)