Bildiğiniz gibi Jean Jack Rousseau, Fransız ihtilalinin düşünsel temellerini hazırlayan aydınlanma çağının en önemli düşünürlerinden biridir. Jean Ziegler, ‘Dünyanın Yeni Sahipleri” adlı kitabında Rousseau’nun bir sözünü anıyor: “Meyvelerin herkese ait olduğunu, toprağın ise hiç kimseye ait olmadığını unutursanız, siz bir kayıpsınızdır.”

Ziegler; kitabında kapitalistleri ve özellikle de uluslararası tekellerin sahip ve yöneticilerini (oligarkları) sürekli olarak birer köpek balığı, birer acımasız yırtıcı hayvan olarak niteliyor ve onlar hakkında diyor ki:

Bu “… yırtıcılar ne bir düşünce ekolüne yakınlık duyarlar, ne de kökleri toplumsal bir serüvene uzanır. Tarihsel ufuk, toplumsal sorumluluk nedir bilmezler. İşin içinde para ve güç yoksa hemcinsleriyle asla bir araya gelemezler ve hiç kimsenin iyiliği için parmaklarını bile kıpırdatmazlar.

(…) Ne sağda, ne soldadırlar. (…) Üzerlerinde hiçbir toplumsal düşüncenin izini bulamazsınız. Tarihleri yoktur (…)…çevrelerindeki insanlara bir an bile gözlerini çevirip bakmadan ölüp giderler.

Gündelik yaşamdaki tutumlarıyla, dayanışma içinde yaşayan insanlığın dışında kalırlar.

Bunlar ölü yaratıklardır.”

*****

Kitapta anlatılanlardan anlıyoruz ki; bu yırtıcılar yalnızca emek sömürüsü ve acımasızca işçi kırımıyla uğraşmıyorlar; birbirleri arasında da her türlü ahlaksızlık ve cinayetlere varan suçlara başvurarak rakiplerini ezmeye, onları birleşmeye zorluyorlar. Elde ettikleri ve parayı ve gücü daha çok güçlenmek, politikacıları satın almak, yönetimleri belirlemek, anti-emperyalist yönetimleri devirip işbirlikçilerini yönetime getirmek için kullanıyorlar.

*****

Kitabı okurken hemen aklıma sevgili Laz Marks’ın sahne sunumlarında anlattığı –bunu daha önce de yazmıştım- patronunun insafsızlık ve acımasızlığına çok kızan saf isçi ve onun hakkında söylediği şu tümcesi geldi. “Uşağum, patronunu insan sanıyor; bilmiyor ki, o bir insan değil, bir kapitalist!”

Evet, kapitalizm (bu kahrolası burjuva özel mülkiyet çarkı) sadece işçi sınıfını, emekçileri ve ezilen dünya halklarını maddi ve manevi açıdan yıkıma uğratmakla kalmıyor; aynı zamanda kapitalistleri esir alıp onları da insanlıktan çıkararak birer yırtıcı hayvandan daha acımasız bir yaratığa dönüştürüyor. Çünkü yırtıcıların yırtıcılıkları doyuncaya kadardır; oysa kapitalist paraya ve güce hiçbir zaman doymaz.

 

YUSUF ERDEM