Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptıklarını tekrar etmekten başka bir fiili olmayan (Bu nedenledir ki, “Yürütmenin bir tane başı olmalı; Başbakan’a gerek yok” diye Anayasa değişikliğini savunur durumda olan) Binali Yıldırım Bugün (10.01.2017)  9. Büyükelçiler Konferansında yaptığı konuşmada, Büyükelçilere; “Görevli oldukları ülkelerin yöneticilerine Başkanlık sistemine geçiş için yapılan Anayasa değişikliğinin zorunluluğunu anlatın” diye talimat verdi. Başbakan, “devletin maaşlı memurlarına” AKP’ye ait bir projenin propagandasını yapın emri vererek “suç işledi.binali-yildirim-genel-baskanimiz-recep-tayyip-erdogan-a

Binali Yıldırım aslında Recep Tayyip Erdoğan’ın izinden yürüdü. Recep Tayyip Erdoğan’da; Bir gün önce, Cumhurbaşkanı sıfatıyla Büyükelçileri toplantıya çağırdı. Cumhurbaşkanının Büyükelçilerle toplantı yapması normaldi. Bu toplantıda, Cumhurbaşkanı, normal olarak, Büyükelçilerle Devletin temsili konusunda düşündüklerini açıklayıp direktifler verebilirdi. Ancak Bu tür toplantıların hemen hepsinde,  AKP’ye ait bir projenin hayata geçirilmesini salık verdiği   gibi son toplantı da RTE; AKP projesi (daha doğrusu RTE projesi) olan Anayasa’nın başkanlık rejimine geçiş için değiştirilmesi isteğinin “haklılığını” (!) Büyükelçilerin görev yaptıkları ülkelerde ilgili devlet yöneticilerine anlatmalarını ima eden konuşma yaptı.

RTE ve Binali Yıldırım, makamlarının gücünü kullanarak Devlet Memurundan görev dışı bir “iş” yapmalarını istediler. Hukukçulara göre bu fiil İdari görevlerin durum ve yükümlülüklerini belirleyen Yasalara göre suçtu.

Önderlerinin siyasi fiilinden aldıkları gazla Diğer AKP’liler de suç işlemeği sürdürdü.

canikliAnkara’daki Mariott Otel’de düzenlenen 9’uncu Büyükelçiler Konferansı’nda konuşan Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’de “Türkiye’de son 14 yılda güçlü bir irade eğer yönetimde olmamış olsaydı, bizim Türkiye olarak sonbahar rüzgarlarının önündeki yapraktan farkımız kalmazdı. Tıpkı geçmişte olduğu gibi. Bu duruma düşmemişsek eğer güçlü yönetimin burada en büyük faktör olduğunu bilmemiz gerekiyor; fakat her zaman bunun garantisi yok. Türkiye’nin bundan sonraki dönemlerinde her zaman güçlü bir lider, bir Recep Tayyip Erdoğan’ı bu toplumun oluşturma garantisi yok. O zaman bunu sistemle garanti altına almaya çalışacağız” diye konuştu.

Bu konuşma ile Canikli;   Türkiye devletinin rüzgar önünde yaprak olarak savrulmasını bir kişinin iradesine bağlı olduğunu iddiasıyla; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin manevi şahsiyetini tahkir ve tahrif suçu işledi.

Recep Tayyip Erdoğan’ın Binali Yıldırım’ın, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın, vb. AKP yöneticilerinin; “Başkanlık sisteminin fiilen işlendiği” olgusunu dillendirerek suç işlediklerini, Hukukçuların açıklamalarının yanı sıra,  Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş afişe etti.

turkes-tugrul“Fiili durumu hukuki çerçeveye yerleştiriyoruz sözleri tuzaktır. Açık ve net söylüyorum. Ne siz söyleyin ne de kimseye söyletin. 12 Eylül 1980 sonrası Kenan Evren’in cumhurbaşkanlığına göre düzenlenmiş bir anayasa ile Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı yapıyor. Kenan Evren’in kullandığı yetkilere ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullandığı yetkiye bakın. Muhalefet iyi bir şey söyler gibi söylüyor. Bu gaflete düşmeyin. Bunun Türkçesi nedir? ‘Aslında şimdi Sayın Cumhurbaşkanı suç işliyor da biz bunu bir kılıfına uyduracağız’. Yok böyle bir şey. Bu lafı bu şekilde kullanmak tuzaktır. Bu lafı savunursanız zımnen siz mevcut cumhurbaşkanının yetkisini aştığını ve suç işlediğini kabul etmiş olursunuz.” Diyerek Türkeş, sürekli işlenir hale gelen suç fiilinin işlenmemesi konusunda uyarı yaptı.

Ancak Tuğrul Türkeş’in uyarısını ırgalamayan; AKP önderi ve yakın çevresi  fiillerini  sürdürdüler. bekir-bozdag-671

AKP sempatizanları arasında  ise  önderlerinin ve AKP Kurmayının, yasa ve kural tanımaz fiilleri; tepkiyle karşılanmadığı; aksine bu fiillerinin normal davranış sayıldığı gözleniyor.

Yönetenlerin SUÇ sayılan davranışlarının yargılanmaması ve bu fiilin alışkanlığa dönüşerek sürekli tekrar edilmesi; suç olan fiilin “normal” olduğu algısını oluşturma operasyonu olduğu konusunda toplumbilimciler hemfikir.

AKP sempatizanı kitle; artık, suçu “normal davranış” kabul ediyor ve yöneticilere öykünerek toplumsal kurallara aykırı fiili gerçekleştirmeği “matah” davranış sayıyor. Toplumsal felakete sürükleniş de bu zeminde gerçekleşiyor. Toplumbilimciler bu durumu; “ Toplumsallığı yıkıcı lümpenleşmenin toplumun çoğunluğu tarafından içselleştirilme hali” olarak açıklıyorlar.

 

SUÇ FİİLİ “NORMAL DAVRANIŞ” OLDU
5.0Puan
Okuyucu Puanı: (1 Oy)