Son dönemde özellikle legal zeminde süreci eleştirel değerlendirenlere, “Eleştireceğinize taşın altına elinizi koyun” söyleminden geçilmiyor.

Doğrusu taşı hep birlikte kaldırmak elbette ki önemli ve bu sözün samimi çevrelerde anlamı tartışılamaz. Daha önceki süreçlerde üretilmiş emeğin sahipleri için yarattıkları değerlerin böyle bir ağırlık altında ezildiğini görmeleri gerçekten dayanılmaz bir acı verir.

Bu nedenle geçmişin emektarları olan, yaratılmış değerlerin gerçek sahipleri, süreci zora sokan yaklaşımları eleştirmeye uyarmaya çalışmaktalar. En zorlu dönemlerde en ağır yükleri taşımış olanların, taşın altına elini koymaktan kaçındıklarını söylemek geçmişi bilmemek, yaratılmış değerlerin anlamını kavramamış olmaktan başka bir şey değildir.

Daha dün her türlü bedeli ödeyerek bu güne kazandırılan değerlerin sahiplerini yetmezlikle suçlayıp Kurum başlarını kapmak için bir kenara atacaksın, ardından siz taşın altına elinizi koymadığınız için işler iyi gitmiyor diyeceksin. Bu yaklaşım samimi bir yaklaşım değildir.

Birçok değer bu gün yapılanmanın dışındadır. Birkaç istisna dışında yapılanmanın dışına itilmelerinin temel nedeni iç eleştiri ortamının ortadan kaldırılmış olmasıdır. Yapılan eleştirilere kendisini kapatmış bir yapıda, birey yapı içinde de olsa dışlanmış demektir.

Her eleştiriyi yıpratma olarak değerlendiren bir zihniyet, popilist yönetim ve yaranmacı kişilik yaratmaktan öte gidemez.

Her birey kendisini ifade edebilmek ister . Yapı içinde tartışmanın bitişi dışarda tartışma ve eleştirinin önün açar.

Kim ne derse desin legalde tartışma ortamı birkaç seçkin kadro dışında tüketilmiş,eleştiri dışlanma nedeni olumuştur. Eleştiren birey kendisini yapı dışında bulmaktadır.

Eleştiri nedeniyle dışlanmış birey doğal olarak sorununu dışarda tartışmaya başlamakta bu defa da içerde tartışılması yönlü eleştirilere muhatap olmaktadır.

“Elini taşın altına koy” diyenlerin en önemli eleştirilerinden biride dışarda eleştirilerin yapılmasıdır. Bireyi içerde susturuyorsun. Dışarda susturuyorsun. Sonra dışarda neden eleştiriyorsun diyorsun. Bu yaklaşım anlaşılır değildir.

“Taşın altına elini koy” çağrısı taşı kaldırmayı görev edinmişlerin yetmezliğini açıklıyor
. Bir yandan taşın altına elini koy çağrısı yapacaksın, ardından sürecin başarıyla karşılandığını düşünüp eleştirilere kendini kapatıp eleştirenleri bir şey yapmamakla suçlayacaksın. Özetle yine kayıpları kendi dışına yükleyeceksin. Bu nereden bakılırsa bakılsın suçu başkasına yıkıp kendini aklamadan başka bir şey değildir.

Bu gün için taşın altına elini koyanlarında taşı kaldırmaya yeterli olmadığı bir gerçek. Peki, dışlanmışların taşın altına elini koyması mümkün mü?

Mücadele bu günlere halkın örgütlü gücü sayesinde gelmiştir. Birey olarak her kesin gücü bellidir. Taşın altına elini koymak öncelikle örgütlü olmaktan geçer. Örgütün bütün kurumlarını bireye kapatacaksın, ardından “Taşın altına elini koy” diyeceksin. Gerçekten bu yaklaşım ne kadar doğru ve kazandırıcıdır. Bu yaklaşım kendini yetmezliğe mahkûm edip, suçu dışarıya yıkmak değil midir?

Kaldı ki bireyselde olsa geçmişin havasını solumuş birçok insan bu gün bireysel olarak mücadelenin içindedir ve yaşanmakta olanlara karşı direnmektedir. Elbette ki bu direniş biçimi tercih edilmiş bir yöntem değildir. Yapılan eleştirilerin önemli bir kısmı bu bireyselliği aşmak ve halkla birleşmek içindir.

Geçmişin en zorlu dönemlerini karşılamış olanlar sanıldığı gibi çaresiz değildir. Bu günkü sessizliğin temel sebebi, yaratılmış değerlere ters düşmemek, dişiyle tırnağıyla yarattığı toplum gerçeğini iç didişmelere, iç ayrışmalara sürüklememek halk gerçeğine zarar vermemektir.

Samimi bir çerçevede yapılan eleştiriler, mücadele gücünü zaafa uğratmak veya kafa karışıklığı yaratmak için değil, Bu güne kadar zorlukları birlikte göğüslediğimiz herkesin sürece yapıcı bir şekilde katılımını sağlamak için ortak duruşun gözden geçirilmesini sağlamaya dönüktür.

Taş her gün biraz daha ağırlaşmaktadır. Taşın altına elini koymak elbette ki, süreçten etkilenen herkesin görevidir. Ancak öncelikle taşın üstüne oturup ağırlığı arttıranların taşın üzerinden kaldırılması gerekmektedir.

 

Tayfun İşçi

 

 

TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYMAK
0.0Puan
Okuyucu Puanı: (0 Votes)

Pin It on Pinterest