ÜLKENİN GELECEĞİ TEHDİT ALTINDA

Eğitim-İş, deprem bölgesinde yaklaşık bir ay önce başlayan kademeli eğitime ilişkin “Eğitimde deprem, depremde eğitim” adlı raporunu yayımladı. Eğitimin depremzede çocuklar için “hayatın görece normale dönmesinin, sosyalleşerek rehabilite olmasının aracı” olarak önemine değinilen raporda, öğretmenlerin barınma ve temel ihtiyaçlarını karşılamadaki zorluklarının sürdüğü kaydedilerken gönüllü olarak görev yapan öğretmenlere ücret ödenmediği belirtildi.

Öğretmen sayısının yetersiz olduğu aktarılan raporda, “Bir bölgede 3 okul birleştirilip okul bahçesine 1 veya 2-3 adet konteyner sınıf konulmuş ve 9, 10, 11, 12’nci sınıflardan gelen öğrenciler birleştirilerek ders işlenmek zorunda kalınmaktadır” denildi. Bakan Mahmut Özer’in “Bölgede 8 ve 12’nci sınıflar için 3 bin 205 destekleme ve yetiştirme Kurslarında (DYK) 129 bini aşkın öğrenciye eğitim veriyoruz” sözünün gerçeği yansıtmadığı, her branştan dersin işlenemediği açıklandı.

“ÇOCUKLAR NEREDE?”

Depremin ilk günlerinden itibaren “çocukların tarikatlarda eğitim gördüğüne” ilişkin tartışma sürüyor. Eğitim-İş, raporunda bölgedeki 3 milyon 250 bin öğrenciden 2 milyon 400 bininin eğitim alamadığını aktarırken bu konu hakkında şunları kaydetti: “Herkesin sorması gereken soru; ‘Bu öğrenciler nerede’ sorusudur. Bu sorunun cevabı olarak tarikatlarla ilgili duyumların gelmesi de endişelerimizi körüklemektedir.”

MEB’in yaklaşan seçimlerden dolayı deprem bölgesinde reklam çalışmalarına ağırlık verdiği de rapora yansıdı. Eğitim-İş, bakanın ziyaret ettiği okullarda çocuklara, “Dron ile görüntü çekilecek. Buradan hep birlikte çıkacak ve gülerek poz vereceksiniz” diye duyuruların yapıldığını aktardı. 

İDDİALAR KORKUTTU

Deprem sonrası, “iktidarın bölgedeki yardımlarda yetersizliğini tarikat ve cemaatlerin kapattığı” iddiaları gündeme geldi. Özellikle Semerkant Vakfı, Beşir Derneği gibi kendisine ait kurumlar üzerinden deprem bölgesinde yoğun çalışma yapan Menzil cemaati ön plana çıktı.

Kayıp çocuklara ilişkin iddiaların da odağında olan Menzil, Mart 2023’te Adıyaman’da kendisiyle aynı adı taşıyan köyde 1100 çocuğun misafir edildiğini açıklamıştı. Cemaatin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda ise küçük çocuklara tekbir işareti yaptırıldığı ve etkinlik kapsamında dini sorular yöneltildiği görüldü.

SONUÇ YERİNE

Yıllardır ülkenin metafizikçi ideolojik siyasi  güçlerin inşa ettiği karanlığın toplumun tüm hücrelerine egemen olma eyleminin AKP hükümeti döneminde arttığı açıktır.

Özel olarak AKP hükümetleri döneminde ülkeyi karanlığa sürüklemeyi amaç eden tarikat ve cemaatler güçlendi ve aydınlanmanın önünü kesme faaliyetlerinde çocukları metafizikçi öğretiyle eğitmeği faaliyet merkezine yerleştirdiler.

Siyasi iktidara sırtını dayayan ve tufeyli kapitalistlerden ekonomik destek olan tarikatların faaliyetleri ülkenin bugününü olduğu gibi geleceğini de  karartmaktadır. Öncelikle bu tehlike ortadan kaldırılmadıkça ülkemizde aydınlanmanın önünün açılması mümkün değildir.

Pin It on Pinterest