Yılbaşı kutlaması yapılan gece kulübü Reina’da gerçekleştirilen katliamda 39 kişi yaşamını yitirdi. Çok sayıda yaralı var.

İstanbul’un özellikle yabancı konukların uğrak yeri olan eğlence mekanlarından Ortaköy’deki Reina’ya gece 01.30 sıralarında silahlı saldırı gerçekleştirildi.

Katliama ilişkin Açıklamaların en önemlisi saldırının gerçekleştirildiği, Reina adlı gece kulübünün sahibi Mehmet Koçarslan tarafından yapıldı. Koçarslan; “Amerikan istihbaratı bunun bilgisini vermişti. Göz göre göre bu saldırı meydana geldi” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise olay yerinde yaptığı açıklamada; Katliam saldırısında, 39 kişinin hayatını kaybettiğini, 69 kişinin tedavi gördüğünü söyledi. Bakan Soylu, saldırganlara ilişkin “Bize gelen bilgiler çerçevesinde bir kişi olduğu görülüyor. Mont pantolon şeklinde içeriye silahla tarayarak girmiş. İçeride de farklı bir giysiyle birlikte dışarı çıktığına dair bir bilgi var” açıklamasında bulundu. İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu, Tüm terör eylemleri sonrası yaptığı gibi yine; gereğinin yapılacağını vurguladı. Ancak bu defa Soylu’nun, intikam narası atmaması dikkat çekiciydi.2017ye-gece-kulubune-silahli-saldiri-ile-girildi_25109

Katliamda; Yaşamını yitiren 39 kişinin içerisinde kimliği tesbit edilenlerden; 16’sı farklı etnik kimlik sahibi konuk 5’i Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu belli oldu. Saldırıda ölenlerin içerisinde Suudi Arabistan, Fas, Lübnan ve Libya vatandaşlarının bulunduğu açıklandı. Ayrıca İsrail yayını Ynet’te İsrail vatandaşı Lian Zuher’in cesedine ulaşıldığı haberi yer aldı.

AKP yandaşı politikacıların, farklı terör olaylarında yaşamlarını yitirenleri “Şehit” ilan etmesine karşın Bu katliam’ da ölenler için aynı hassasiyeti gösterici ifadeler kullanmadıkları dikkat çekti.

IŞİD savaşçısı katliamcının aranmasının sürdürüldüğü açıklandı.

İlk bilgilere göre, otomatik silah taşıyan katliamcıların iki kişi olduğu öne sürüldü. Teröristlerin ses bombası attıktan sonra ellerindeki otomatik silahlarla, önce kapıdaki polis memuru Burak Yıldız’I öldürdüğü ve sonra kalabalığa rastgele açtığı iddia edildi. Ancak Bakan Soylu; saldırıyı bir teröristin gerçekleştirdiğini ifade etti.

Teröristin  içeride olduğu iddiası üzerine, harekete geçen özel harekat polisleri gece kulübünü mekan içerisinde daha dikkatli arama yaptı. Ancak katliamı gerçekleştiren teröristin izine rastlanmadı. Dikkat çekici bir durum; güvenlik kamerası görüntüleri izlendiğinde ortaya çıktı. IŞİD üyesi katil; katliamı gerçekleştirdikten sonra üzerindeki kıyafeti çıkarmıştı. Bu nedenle silahını da olay yerinde bırakan katilin kargaşadan istifade ederek kalabalığın arasına karışıp kaçmış olduğu ihtimali yüksek olduğu açıklandı.

KATLİAM SONRASI AÇIKLAMALAR

Katliamın hemen sonrası Dünya’nın her ülkesinden yoğun tepkiler geldi.

Katliam sonrası; Olayın duyulmasından sonra çeşitli Televizyonlarda düzenlenen haber programlarında; bazı şahısların, Olayı IŞİD’in yaptığı gibi görünse de; PKK gerçekleştirmiş olabilir yorumunu yapmaları dikkat çekiciydi. Özellikle Her olay sonrası Siyasi iktidar yanlısı Televizyon yorumcularının, Öğretim görevlilerinin ve sözde Terör uzmanı etiketli şahısların, olayı İslami Cihat örgütlerinin yapmadığı konusunda ısrarlı davrandılar ve İşi PKK yaptı yalanına sarıldılar.kopya-katliam-1483331822

Bu katliam da da aynı durum yinelendi. Katliamı IŞİD üstlendiği halde, Aynı AKP yanlısı taife; Bu katliamı İslami Cihatçılarla ilgisinin olamayacağı iddialarını sürdürdüler. Hatta bazı zevat, daha ileri giderek; “Katliamın güncel olaylarla bağlantılı ele almak gerektiğini” belirtti ve “Katlimın uluslararası İstihbarat örgütleri tarafından organize edildiğini ve IŞİD militanlarının piyon (maşa) olarak kullandığını” vurguladılar.

Açıklama yapan AKP yöneticisi politikacılar da alışılmış tavırlarını yinelediler; Katliamın gerçekleşme sürecinde (Katliamın yapılacağına ilişkin uyarılar alınmasına karşın gerekli tedbirlerin alınmaması biliniyorken) siyasi iktidarın sorumluluğunu örtme gayreti göstermeleri dikkat çekti. AKP Hükümeti sözcüleri, Sorumluluğu üslenmek ve “zaaf gösterdik” demek yerine. Muhalefet partilerinin bu gerçekliği işaret etmelerini bahane ederek; Muhalefet partilerini suçlama yöntemiyle sorumluluktan kurtulmak yöntemine sarıldılar.

AKP’nin politik hedeflerine ulaşmak yolunda tökezlediği her noktada; AKP yandaşı taifenin, kurgu ve komlo “dehalarını” (!) harekete geçirerek algı yaratma işinde oldukça ustalaştıkları açıktı.

İşin öteki yanı şu ki; AKP (özel olarak RTE yalakası) yandaşı taife; hayat çok zaman geçmeden, Kurgu ve komlo teorilerini boşa çıkarsa da; bu zatı muhteremler hiç “Hata yaptık, yanılmışız” türünden bir açıklama yapmadılar.

Tüm AKP yandaşı politikacı, öğretim görevlisi, gazeteci, yazar, sanatçı için olayın gerçekleşme hali, vahameti değil; Tasarlanmış amaca ulaşma yolunda yaratılacak algı sürecinde, gerçekleşen olayın “nasıl kullanılacağının” önemli olduğu; bu katliam sonrası da sergilendi.15822661_462403123930460_4063022465976237996_n

Olay öncesi İslami cihatçı grup ve kurumların; “Yılbaşı kutlayanların cezalandırılmayı hak ettiğine” dair sözlerini, medya yoluyla ilan etmelerinin; gerçekleşme ihtimali yüksek bir katliam sonrası, toplumsal tepkileri absorbe etmek ve ana amacın aracı haline getirmek operasyonunun parçası olduğu; olgusu demokratik kişi, kurum,parti ve çevrelerce ifade edildi..

Olay sonrası; AKP yandaşı topluluğun ve AKP’nin amacı için kullandığı İslami Cihatçı grupların “Katliamlarda ölenlerin” ölümü hak ettiğine ilişkin kanaatlerini yaygınlaştırmaları, “Algı yaratma pratiğinin ‘toplumsal bir harekat’ olarak planlanıp sürdürüldüğünün göstergesi olduğu kanatini güçlendirdi.

KATLİAM YİNE GÖZ GÖRE GELDİ.
4.9Puan
Okuyucu Puanı: (1 Oy)